26 Nisan 2014 Cumartesi

bir de iç sıkıntısı soykırımı kabul etseydi

yeni parametreler, yeni testler, yeni kuram, yeni parametreler, yeni denemeler, düzeltmeler, biraz daha pratiğe dönük kuram, biraz daha denemeler. her zamanki gibi bir dip noktasından sonra yeni çalışma geliyor. makale yazılamıyordu çünkü çalışma istenen düzeye gelmemişti. içe sindiği zaman dört kolla sarılınan o projelerde içe sinmeyen bir yan kaldığında bir türlü insanın eli işe varmıyordu. yok eğer öyle ya da böyle bunun iyi bir proje ve üretilenin de önemli olduğuna inanmayı başarıyorsan, o zaman oturup yapıyorsun, faaliyet kendi kendine akıyor. kendini motive etmek için uğraşman da gerekmiyor. işbaşı yapamamanın ve üretememenin iç sıkıntısı sağdan çekilirken, paralel bir kronolojide iç sıkıntısından geride kalan boşluğu bir yığın ilginç ve sıkıcı kitap dolduruveriyordu.

Hiç yorum yok: